Siyaset

İ̇yi̇ Parti Ordu’dan Nüfus Politikaları Çağrısı: Aileler Geleceğe Güven Duymalı

29 Eylül 2026 17:59

İYİ Parti Ordu İl Başkanlığı, Türkiye’de nüfus artış hızındaki gerilemenin yalnızca doğurganlık oranlarıyla açıklanamayacağını belirterek, ailelerin ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

İYİ Parti Ordu İl Başkanlığı, Türkiye’nin demografik geleceği ve nüfus politikalarına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Türkiye genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen “Demografik Geleceğimiz ve Nüfus Politikaları” başlıklı açıklama, İYİ Parti Ordu İl Başkanlığı Kadın ve Aile Politikaları Başkanlığı koordinasyonunda parti binasında yapıldı.

Toplantıya İYİ Parti Kadın ve Aile Politikaları Başkanı Kadife Beyli, İl Başkan Yardımcıları Emel Şimşek ve Av. İlayda Yılmaz, Altınordu İlçe Başkanlığı komisyon üyeleri Ayten Çelik, Yıldız Manavoğlu ve Elif Türker ile İl Başkanlığı Komisyon Üyesi Sevim Öz katıldı. Basın açıklamasını İYİ Parti Ordu İl Başkan Yardımcısı Avukat İlayda Yılmaz okudu.

“Nüfus meselesi güven meselesidir”

Türkiye’nin nüfus geleceğinin risk altında olduğuna dikkat çeken İlayda Yılmaz, yaşanan tablonun yalnızca doğurganlık oranlarındaki düşüş üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Yılmaz, insanların çocuk sahibi olmak istemedikleri için değil, aile kurabilecekleri ve çocuklarını güven içinde büyütebilecekleri koşulların zorlaşması nedeniyle doğumları ertelediğini belirtti.

Açıklamada, 2025 yılında Türkiye’de 895 bin 374 bebeğin dünyaya geldiği, toplam doğurganlık hızının ise 1,42’ye gerilediği belirtildi. Ülkede 9 milyon 583 bin kişinin 65 yaş ve üzerinde bulunduğu aktarılırken, yaşlı nüfus oranının yüzde 11,1, çocuk nüfus oranının ise yüzde 20,4 seviyesinde olduğu kaydedildi. Mevcut eğilimlerin sürmesi durumunda Türkiye nüfusunun yüzyılın sonunda yaklaşık 76,8 milyon seviyesine gerilemesinin beklendiği ifade edildi.

“Aile kurmak kolaylaştı mı?”

İktidar tarafından ilan edilen “Aile Yılı” ve “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonuna da değinen Yılmaz, bu başlıkların slogan düzeyinde kalmaması gerektiğini söyledi. Açıklamada, yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği ve kreş gibi çocuk bakım giderlerinin ailelerin üzerindeki yükü artırdığına işaret edildi.

Yılmaz, değerlendirmesinde şu soruları gündeme taşıdı: “Bugün cevap bekleyen soru şudur; aile kurmak kolaylaştı mı? Çocuk yetiştirmenin yükü hafifledi mi? Ailelerin hayatında gerçekten ne değişti?”

İktidarın sorumluluğunun insanlara yalnızca “Daha fazla çocuk sahibi olun” demekle sınırlı olamayacağını belirten Yılmaz, aile kurmayı kolaylaştıracak ve çocuk sahibi olmayı güvenli bir hayat tercihine dönüştürecek politikaların uygulanması gerektiğini vurguladı.

Beş politika önerisi açıklandı

İYİ Parti’nin demografik geleceği güvence altına almak amacıyla beş temel politika önerisi sunduğu bildirildi. İlk başlık ekonomik güvence olarak açıklanırken, genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılması ve aile odaklı sosyal desteklerin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

İkinci başlık olan bakım hizmetleri kapsamında, kreşlerin ülke genelinde yaygınlaştırılması; yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin geliştirilmesi ve bakım sorumluluğunun yalnızca kadınların üzerinde kalmasının önlenmesi önerildi.

Çalışma hayatı ve ebeveynlik başlığında ise esnek çalışma modelleri ile ebeveyn izinlerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. Bu sayede hiçbir kadının annelik ile mesleği arasında seçim yapmak zorunda bırakılmayacağı bir çalışma hayatının oluşturulması gerektiği kaydedildi.

İYİ Parti’nin diğer önerileri arasında çocukları şiddet, bağımlılık ve dijital dünyanın risklerinden koruyacak önleyici sosyal politikaların hayata geçirilmesi yer aldı. Beşinci başlıkta ise nüfus politikasının yalnızca doğumla sınırlı tutulmaması, doğumdan yaşlılığa kadar uzanan güçlü bir sosyal devlet anlayışıyla ele alınması gerektiği belirtildi.

Açıklama, Türkiye’nin aile kurmayı kolaylaştırmadan nüfus sorununu çözemeyeceği vurgusuyla tamamlandı. İYİ Parti Ordu İl Başkanlığı, Türkiye’nin daha fazla slogana değil; daha güçlü bir sosyal devlete, daha güçlü ailelere ve geleceğine güvenen bir topluma ihtiyaç duyduğunu belirtti.