Babasının Anadol’u, Yıllar Sonra Çocukluk Anılarını Yeniden Canlandırdı
Ordu’da yaşayan Yılmaz Akdeniz, babasının yıllar önce kullandığı 1977 model Anadol SV 1600’ü satın alıp restore ettirdi. Aynı renk ve modeldeki araç, Akdeniz’i çocukluk yıllarına götürürken mahalle sakinlerine de geçmişten kalan anıları yeniden yaşatıyor.
Ordu’da yaşayan 53 yaşındaki Yılmaz Akdeniz, çocukluk döneminde babası Salim Akdeniz’in kullandığı Anadol otomobili yıllar sonra yeniden hayatına kattı. İstanbul’da uzun süre otomotiv sektöründe çalışan Akdeniz, babasının vefatının ardından satılan otomobilin aynısını bir arkadaşının verdiği bilgi üzerine buldu. 1977 model Anadol SV 1600’ü satın alan Akdeniz, aracı çocukluk yıllarındaki görünümüne kavuşturmak için kapsamlı bir restorasyon süreci başlattı.
Türkiye’nin ilk seri üretilen yerli otomobil markası olan Anadol, aynı zamanda dünyanın ilk seri üretim fiberglas gövdeli 5 kapılı station wagon otomobili olma özelliğini taşıyor. Akdeniz’in satın aldığı araç da markanın bu özelliklere sahip modellerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Altı ayda yeniden yollara çıktı
Yaklaşık 2 yıl önce otomobili 150 bin liraya satın alan Akdeniz, restorasyon için 250 bin lira daha harcadı. Böylece araç için yapılan toplam harcama 400 bin liraya ulaştı. Çalışmalar yaklaşık 6 ayda tamamlandı. Akdeniz, aracın mümkün olduğunca orijinal haline dönmesi için Türkiye’nin farklı illerinden parça temin etti.
İzmir ve Bursa’dan parçalar toplayan Akdeniz, restorasyonun ardından otomobili doğup büyüdüğü, babasıyla anılarının bulunduğu köyüne getirdi. Yılın belirli dönemlerini İstanbul’da, bir bölümünü ise Ordu’da geçiren Akdeniz, fırsat buldukça Anadol’uyla mahallesinde dolaşıyor. Aynı renk ve modeldeki otomobil, sahibini geçmişe götürürken çevresindekilerin de ilgisini çekiyor.
“Çocukluk hayalimdi, gerçekleştirdim”
Restorasyon projesinin çocukluk hayali olduğunu belirten Yılmaz Akdeniz, süreç boyunca arkadaşlarının da kendisine destek verdiğini söyledi. Aracı satın aldığında oldukça kötü durumda olduğunu ifade eden Akdeniz, otomobili elden geldiğince orijinal biçimde yenilemeye çalıştıklarını dile getirdi.
Akdeniz, “Araç 1977 model ve aldığımızda kötü durumdaydı. Elimizden geldiğince orijinal şekilde yapmaya çalıştık. Bu süreçte parça bulmakta çok zorlandık. İzmir ve Bursa gibi illerden parça toplayıp bu hale getirmeye çalıştım. Dediğim gibi bu çocukluk hayalimdi, onu gerçekleştirdim ve çok mutluyum. Şu anda Ordu’da duruyor ve muhtelif günlerde kullanıyorum” dedi.
Eksik parçalar için aylarca aradı
Restorasyon sırasında özellikle aracın küçük ve detay parçalarını bulmanın uzun zaman aldığını anlatan Akdeniz, tavan lambası ile motor içindeki yazıları temin edebilmek için yaklaşık 3 ay beklediğini belirtti. Aracı aslına uygun hale getirmek için titiz bir çalışma yürüttüğünü kaydeden Akdeniz, otomobili satmayı düşünmediğini vurguladı.
Akdeniz, “Aracı o zamanın parasıyla 150 bin liraya aldım ve toplamda 400 bin liraya yaklaşık 6 ayda bu hale geldi. Çok detay parçaları bulmak uzun sürdü. Örneğin tavan lambası ve motor içi yazılarını 3 ayda zor buldum. Aracı satmayı düşünmüyorum, çok fazla teklif geliyor. Bu benim çocukluk hayalimdi, benden sonra benim çocuklarıma ve torunlarıma kalacak” ifadelerini kullandı.
Mahalle sakinleri de geçmişi hatırlıyor
Mahalle sakini Cevat Karadeniz ise 1980’li yıllarda Yılmaz Akdeniz’in babası Salim Akdeniz’in Anadol’uyla birçok kez seyahat ettiklerini anlattı. Aracın yeniden mahalleye gelmesinin kendileri için anlamlı olduğunu belirten Karadeniz, otomobilin geçmişte yaşanan ortak anıları canlandırdığını söyledi.
Karadeniz, “Şimdi de oğlu sahip çıktı, bu araç bizim için güzel ve unutamayacağımız bir hatıra. Şu anda Yılmaz kardeşimiz babasının hatırasını, kendi çocukluğunu ve bizlerin de hatırasını yerine getirdi. Bu laflarla anlatılmaz, o yılları yaşadık ve şu anda çok duyguluyum. Bu araçla gezmek farklı bir duygu” diye konuştu.